Ermeni Tehciri, son yüzyılda Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde sürekli önüne getirilen en önemli sorunu olmuştur. Önceki yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl muayyen günlerde siyasi gündeme sokulan tartışmalar, Türkiye’nin Batı ile ilşkilerinde nispeten de olsa bağımsız politikalar gütme çabalarına koşut biçimde gittikçe daha üst perdeden işlenmeye ve siyasi tehditlere yol verebilecek ölçüde sunulmaya başlanmış, dahası dünyada politikalarında etkili olabilecek İsviçre, Fransa gibi uluslar/devletler nezdinde, daha sıkıntılı sonuçlar doğuracak kurumsal/yasal gelişmeler yaşattırılmıştır. Türkiye bu gelişmelere, daha doğrusu düşmanca tutumlara karşı hiç durmadan, yıllar boyunca tarih ve sosyoloji biliminin temin ettiği arşiv belgeleri ve diğer belgelerle karşı koymaya, karşı argümanlar sunmaya gayret etmektedir.   Ancak karşı siyaset o kadar kasıtlıdır ki, bugün demokratik yapıları, en azından kendi sunularıyla tartışılmaz olan Batı’da arşiv belgelerini birlikte inceleyelim teklifleri bile karşılıksız bırakılmaktadır. Gelecekte de görünen odur ki Türkiye Ermeni tehciri meselesini bir “soykırım” suçlaması altında daha çok savunmaya uzun yıllar boyu devam edecektir. Yine de, her türlü kasıt ve göz ardı edilmelere rağmen Türkiye siyasetini bilimin yolundan ayırmamalı, arşiv dökümanları ile bu tarihi olayı aydınlatmaya devam etmelidir. Çünkü son ve karar verdirici sözü daima bilimsel bilgilerle yola çıkanlar söyler.

Elinizdeki bu eser, Ermeni tehciri sırasında verilen sağlık hizmetlerini belgeleriyle anlatmakta ve dökümante etmektedir. Tehcir sırasındaki sağlık hizmetlerinin veriliş şekli ve boyutu, Tehcir’in ardındaki niyeti, uygulamanın ne olduğunu, ortada bir soykırım olup olmadığını en açık biçimde ortaya koyabilecek hizmet alanıdır. Eğer niyet bir soykırım olsaydı, tehcir boyunca kısıtlanacak veya saptırılmış sağlık çalışmalarıyla soykırımın maksadına uygun olarak Ermenilerin çeşitli şekillerde ve olabildiğince tükenmelerine fırsat verilirdi. Kaldı ki kendiliğinden sağlık nedenli ölümlerin savunulması da politik olarak çok kolay olurdu. Ama kitapta belgelendiği şekilde görüyoruz ki, imkanları kısıtlı,  üstelik savaşta olan Osmanlı Devleti, savaşan ordusunun iaşesinden keserek ayırdığı paylarla tehcir edilen Ermenilerin beslenmesini sağlamaya çalışmış, hastaneler kurmaya, bakımevleri işletmeye, güvenlik tedbirleri ile tehcir edilenleri muhafazaya çabalamış, üstelik bütün bunları dünyanı gözü önünde, misyonerlerin denetiminde ve hatta onların da aktif görev ve yetkiler almalarını kolaylaştırarak, onlarla birlikte yapmaya çalışmıştır. Ermeni Tehciri sırasında verilen sağlık hizmetleri, o olayın asla bir soykırım olmadığını, sömürgeciler tarafından kullanılabilecek hassasiyete sahip bir popülasyonun coğrafi ve toplumsal güvenlik nedeniyle yer değiştirme işi olduğunu, geri dönüş imkanıyla ve insanlık adına özenle, dikkatle  yapıldığını açıkça kanıtlayacak hususlardan birisidir.

Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi
Doğrulama Kodu

ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR

  • ₺25,00TL
  • ₺18,50TL


Etiketler: ERMENİ TEHCİRİ, ERMENİ, TEHCİR, SOYKIRIM